• geceye bir ayet bırak

    6.
    Şüphesiz, inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için fark etmez; (onlar asla) iman etmeyeceklerdir.

    Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır.

    -Bakara, 6,7.
    3 ... anladikherseyyalan
  • geceye bir ayet bırak

    4.
    "... ey insanlar! sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. bakalım sabredecek misiniz?" (furkan 20)
    3 ... anladikherseyyalan
  • geceye bir ayet bırak

    3.
    "insanlara kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, salma atlar, davarlar, ekinler kabilinden aşırı sevgiyle bağlanılan şeyler çok süslü gösterilmiştir. halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir. oysa varılacak ebedi hayatın bütün güzellikleri allah katındadır." (âl-i imran 14)
    4 -4 ... anladikherseyyalan
  • şualar

    2.
    Meyvedar bir ağaca inkilab etmek için kabuğunu terkeden bir çekirdek gibi, ben de o baki meyveleri vermek için bu beka-i dünyevinin kabuğunu bırakmağa nefsimi kandırdım.

    -Şuâlar, risale-i nur külliyatından.
    -2 ... anladikherseyyalan
  • sanat

    346.
    "Ne kadar güzel yapılmış, ne kadar güzel bir surette Sâni'inin cemaline delalet ediyor" değil mi ?

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2138563/+
    2 ... anladikherseyyalan
  • said nursi

    1727.
    -Erzurum ulemasından Mustafa Efendi'den naklen,
    Elmalılı Hamdi Yazır'ın şöyle dediğini naklediyor:

    "Bediüzzaman berrak sular gibi temiz bir vicdana,
    Çok güzel bir ruha sahip bir zat idi. istanbul'un âlimlerinin gözü öyle bir âlim görmemiştir."

    -Şeyh Şâmil'in torunu merhum Said Şâmil Efendi'nin şöyle bir sözü var: "Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri bir asır önce gelmiş olsaydı, Osmanlı imparatorluğunun mukadderatı değişmiş olurdu."

    -Sultan Reşad ve Bediüzzaman Said-i Nursi Hz.(k.s.)
    https://www.youtube.com/w...ab_channel=SemerkandTvFan
    2 -3 ... anladikherseyyalan
  • said nursi

    1726.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2137693/+

    -Muhammed Ali Es-Sabuni.
    1 ... anladikherseyyalan
  • said nursi

    1725.
    Said Nursî, bir kavga adamı. Yalçın bir irade, taviz vermeyen bir mizaç, tefekkürden çok iman.

    O konuştukça, laikliğin kartondan setleri yıkıldı birer birer. Kentle köy, çağdaş uygarlık düzeyi (!) ile Anadolu, tereddütle inanç... karşı karşıya geldi.

    Nurculuk, bir tepkidir. Kısır ve yapma bir üniversiteye karşı medresenin, küfre karşı imanın, Batı'ya karşı Doğu'nun isyanı. Her risale bir çığlık, şuuraltının çığlığı. Zulmün ahmakça taarruzu olmasa, bu münzevi ses böyle sayhalaşır mıydı?

    -CEMiL MERiÇ
    2 -4 ... anladikherseyyalan
  • said nursi

    1723.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2137691/+

    Mehmet Akif Ersoy.
    3 -5 ... anladikherseyyalan
  • said nursi

    1720.
    https://www.youtube.com/w...nel=Kadiry%C4%B1ld%C4%B1z

    Yusuf Kaplan'ın hakkında ilginç iddialar bulunduğu kişi.
    1 -1 ... anladikherseyyalan
  • said nursi

    1718.
    Muhammed Emin Yıldırım Hoca.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2137688/+
    4 -7 ... anladikherseyyalan
  • liva ül hamd

    1.
    Hamd sancağı; kıyamet günü insanların altında toplanacakları sancak; Hz. Peygamber'in sancağı. Kıyamet günü övgü ve şeref Hz. Peygamber'e ait olacağı için, onun ümmetini toplayacağı sancağın ismi "Hamd sancağı" diye isimlendirilmiştir.
    1 ... anladikherseyyalan
  • israf

    40.
    israf, hırsı intac eder. Hırs, üç neticeyi verir.

    Birincisi: Kanaatsizliktir. Kanaatsizlik ise sa’ye, çalışmaya şevki kırar. Şükür yerine şekva ettirir, tembelliğe atar. Ve meşru, helâl, az malı terk edip; gayr-ı meşru, külfetsiz bir malı arar. Ve o yolda izzetini, belki haysiyetini feda eder.

    | Lem'alar
    ... anladikherseyyalan
  • hayat

    2265.
    Evet, madem bu kâinatın en mühim neticesi ve meyvesi ve hikmet-i hilkati hayattır; elbette o hakikat-i âliye, bu fâni, kısacık, noksan, elemli hayat-ı dünyeviyeye münhasır değildir. Belki, hayatın yirmi dokuz hassasıyla mahiyetinin azameti anlaşılan şecere-i hayatın gayesi, neticesi ve o şecerenin azametine lâyık bir meyvesi, hayat-ı ebediyedir ve hayat-ı uhreviyedir, taşıyla ve ağacıyla, toprağıyla hayattar olan dâr-i saadetteki hayattır. Yoksa, bu hadsiz cihazat-ı mühimme ile teçhiz edilen hayat şeceresi, zîşuur hakkında, hususan insan hakkında meyvesiz, faydasız, hikmetsiz, hakikatsiz olmak lâzım gelecek.

    -Sözler, rnk
    1 ... anladikherseyyalan
  • dünya misafirhanesi

    1.
    Görüyorum ki: Şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki: Dünyayı bir misafirhane-i askerî telakki etsin ve öyle de iz'an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telakki ile, en büyük mertebe olan mertebe-i rızayı çabuk elde edebilir. Kırılacak şişe pahasına, daimî bir elmasın fiatını vermez; istikamet ve lezzetle hayatını geçirir. Evet dünyaya ait işler, kırılmağa mahkûm şişeler hükmündedir; bâki umûr-u uhreviye ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir. insanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inadlı taleb ve hâkeza şedid hissiyatlar, umûr-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir. O hissiyatı, şiddetli bir surette fâni umûr-u dünyeviyeye tevcih etmek, fâni ve kırılacak şişelere, bâki elmas fiatlarını vermek demektir.

    | Mektubat (RNK)
    ... anladikherseyyalan
  • acz ve fakr

    221.
    "Acz dahi, aşk gibi, belki daha eslem bir tariktir ki, ubudiyet tarikiyle mahbubiyete kadar gider."

    -Sözler, Bediüzzaman Said Nursi.
    ... anladikherseyyalan
  • acz ve fakr

    220.
    Abd, kendi aczini ve fakrını dua ile ilân eder.

    -Risale-i Nur.
    ... anladikherseyyalan
  • acz ve fakr

    218.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2135825/+

    Cenab-ı Hak hadsiz kudret ve nihayetsiz rahmetini göstermek için insanda hadsiz bir acz, nihayetsiz bir fakr derceylemiştir. Hem hadsiz nukuş-u esmasını göstermek için insanı öyle bir surette halketmiş ki, hadsiz cihetlerle elemler aldığı gibi, hadsiz cihetlerle de lezzetler alabilir bir makine hükmünde yaratmış. Ve o makine-i insaniyede yüzer âlet var. Herbirinin elemi ayrı, lezzeti ayrı, vazifesi ayrı, mükâfatı ayrıdır. Âdeta insan-ı ekber olan âlemde tecelli eden bütün esma-i ilahiye, bir âlem-i asgar olan insanda dahi o esmanın umumiyetle cilveleri var. Bunda sıhhat ve âfiyet ve lezaiz gibi nâfi' emirler, nasıl şükrü dedirtir, o makineyi çok cihetlerle vazifelerine sevkeder. insan da bir şükür fabrikası gibi olur. Öyle de: Musibetlerle, hastalıklarla, âlâm ile, sair müheyyic ve muharrik ârızalar ile o makinenin diğer çarklarını harekete getirir, tehyic eder. Mahiyet-i insaniyede münderic olan acz ve za'f ve fakr madenini işlettiriyor. Bir lisan ile değil, belki herbir âzânın lisanıyla bir iltica, bir istimdad vaziyeti verir. Güya insan o ârızalar ile, ayrı ayrı binler kalemi tazammun eden müteharrik bir kalem olur. Sahife-i hayatında veyahut Levh-i Misalî'de mukadderat-ı hayatını yazar, esma-i ilahiyeye bir ilânname yapar ve bir kaside-i manzume-i Sübhaniye hükmüne geçip, vazife-i fıtratını îfa eder.

    -Lem'alar, RNK | Mariusz Lewandoski, IN THE LAND OF SLEEP.
    ... anladikherseyyalan
  • lemalar

    12.
    Asıl musibet ve muzır musibet, dine gelen musibettir.
    1 ... anladikherseyyalan
  • lemalar

    10.
    Biz gidiyoruz, aldanmakta faide yok. Gözümüzü kapamakla bizi burada durdurmazlar; sevkiyat var.
    ... anladikherseyyalan
  • yeni şeyler getiriyorum