• put

    45.
    kendisinden tapınılan, yardım istenilen, hayatın merkezine konulan varlığa put nedir. Hacerü'l-esved örneğinde böyle bir durum söz konusu olamaz. Ek olarak;

    ikinci halife Ömer bin Hattab'ın bu taş için, "Biliyorum ki sen faydası ve zararı olmayan bir taşsın. Allah Resulü'nün seni öptüğünü görmeseydim seni öpmezdim" dediği rivayet edilir.
    ... anladikherseyyalan
  • put

    44.
    Put diken, puta tapmayı hortlatan, puta tapan asırdır bu asır.

    insanlığın Dirilişi, Sezai Karakoç.
    ... anladikherseyyalan
  • ahsen i takvim

    4.
    insanın ahsen-i takvimdeki hüsn-ü masnuiyeti, Sâni'i gösterdiği gibi; o ahsen-i takvimdeki kabiliyet-i câmiasıyla kısa bir zamanda zeval bulması, haşri gösterir.

    -Risale-i Nur, Sözler.
    -2 ... anladikherseyyalan
  • ibadet

    51.
    insan ibadet için halk olunduğunu, fıtratı ve cihazat-ı maneviyesi gösteriyor.

    -Sözler, rnk.
    1 ... anladikherseyyalan
  • besmele

    40.
    ALTINCI SIR
    Ey hadsiz acz ve nihayetsiz fakr içinde yuvarlanan bîçare insan! Rahmet, ne kadar kıymettar bir vesile ve ne kadar makbul bir şefaatçi olduğunu bununla anla ki o rahmet, öyle bir Sultan-ı Zülcelal'e vesiledir ki yıldızlarla zerrat beraber olarak kemal-i intizam ve itaatle -beraber- ordusunda hizmet ediyorlar. Ve O Zat-ı Zülcelal'in ve o Sultan-ı ezel ve ebed'in istiğna-i zatîsi var ve istiğna-i mutlak içindedir. Hiçbir cihetle kâinata ve mevcudata ihtiyacı olmayan bir Ganiyy-i Ale'l-ıtlak'tır. Ve bütün kâinat taht-ı emir ve idaresinde ve heybet ve azameti altında nihayet itaatte, celaline karşı tezellüldedir.
    işte rahmet seni ey insan! O Müstağni-i Ale'l-ıtlak'ın ve Sultan-ı Sermedî'nin huzuruna çıkarır ve ona dost yapar ve ona muhatap eder ve sevgili bir abd vaziyetini verir. Fakat nasıl sen güneşe yetişemiyorsun, çok uzaksın, hiçbir cihetle yanaşamıyorsun. Fakat güneşin ziyası, güneşin aksini, cilvesini senin âyinen vasıtasıyla senin eline verir.

    Öyle de o Zat-ı Akdes'e ve o Şems-i ezel ve ebed'e biz çendan nihayetsiz uzağız, yanaşamayız. Fakat onun ziya-i rahmeti, onu bize yakın ediyor.
    işte ey insan! Bu rahmeti bulan, ebedî tükenmez bir hazine-i nur buluyor. O hazineyi bulmasının çaresi: Rahmetin en parlak bir misali ve mümessili ve o rahmetin en beliğ bir lisanı ve dellâlı olan ve Rahmeten li'l-âlemîn unvanıyla Kur'an'da tesmiye edilen Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın sünnetidir ve tebaiyetidir. Ve bu Rahmeten li'l-âlemîn olan rahmet-i mücessemeye vesile ise salavattır. Evet, salavatın manası, rahmettir. Ve o zîhayat mücessem rahmete, rahmet duası olan salavat ise o Rahmeten li'l-âlemîn'in vusulüne vesiledir. Öyle ise sen salavatı kendine, o Rahmeten li'l-âlemîn'e ulaşmak için vesile yap ve o zatı da rahmet-i Rahman'a vesile ittihaz et. Umum ümmetin Rahmeten li'l-âlemîn olan Aleyhissalâtü vesselâm hakkında hadsiz bir kesretle rahmet manasıyla salavat getirmeleri, rahmet ne kadar kıymettar bir hediye-i ilahiye ve ne kadar geniş bir dairesi olduğunu parlak bir surette ispat eder.
    Elhasıl: Hazine-i rahmetin en kıymettar pırlantası ve kapıcısı Zat-ı Ahmediye aleyhissalâtü vesselâm olduğu gibi en birinci anahtarı dahi Bismillahirrahmanirrahîm'dir. Ve en kolay bir anahtarı da salavattır.
    ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺑِﺤَﻖِّ ﺍَﺳْﺮَﺍﺭِ ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ ﺻَﻞِّ ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦْ ﺍَﺭْﺳَﻠْﺘَﻪُ ﺭَﺣْﻤَﺔً ﻟِﻠْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ ﻛَﻤَﺎ ﻳَﻠِﻴﻖُ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻭَ ﺑِﺤُﺮْﻣَﺘِﻪِ ﻭَ ﻋَﻠٰﻰ ﺍٰﻟِﻪِ ﻭَ ﺍَﺻْﺤَﺎﺑِﻪِ ﺍَﺟْﻤَﻌِﻴﻦَ ﻭَ ﺍﺭْﺣَﻤْﻨَﺎ ﺭَﺣْﻤَﺔً ﺗُﻐْﻨِﻴﻨَﺎ ﺑِﻬَﺎ ﻋَﻦْ ﺭَﺣْﻤَﺔِ ﻣَﻦْ ﺳِﻮَﺍﻙَ ﻣِﻦْ ﺧَﻠْﻘِﻚَ ﺍٰﻣِﻴﻦَ

    ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻟﺎَ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻟﺎَّ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠِﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ

    Sözler, Rnk - 15
    2 ... anladikherseyyalan
  • sen nasıl bir insansın

    99.
    herkese yabanî ve herkes de ona yabanî nazarıyla bakan bir insanım.
    1 ... anladikherseyyalan
  • müzik dinlemek günah mıdır

    47.
    Evet ulvî hüzünleri, Rabbanî aşkları îras eden sesler, helâldir. Yetimane hüzünleri, nefsanî şehevatı tahrik eden sesler, haramdır. Şeriatın tayin etmediği kısım ise, senin ruhuna, vicdanına yaptığı tesire göre hüküm alır.

    -işarat-ül i'caz, Said Nursi.
    2 -2 ... anladikherseyyalan
  • okuduğun kitaptan bir söz bırak

    3.
    insan, kâinatın en câmi' bir meyvesi olduğu için, kâinatı istila edecek bir muhabbet o meyvenin çekirdeği olan kalbine dercedilmiştir.

    işte şöyle nihayetsiz bir muhabbete lâyık olacak, nihayetsiz bir kemal sahibi olabilir.

    -Sözler, rnk.
    6 ... anladikherseyyalan
  • sevilen şiirden bir cümle

    212.
    Ayıl artık gaflet sarhoşluğundan, durma, uyan!
    Hevesatın bir ejderdir, kalbini kemirecek.
    Yarın mesut olacaktır yoklukta Hakkı bulan.
    Nura ver nakd-i ömrü, yarın sana verilecek;
    Huzuruna uhrâda ihtişamlar serilecek.

    -Risale-i Nur’un kusurlu hâdimi, Zekâi.
    2 ... anladikherseyyalan
  • geceye bir söz bırak

    1007.
    “ Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.”

    J.D.Salinger- Çavdar Tarlasında Çocuklar
    4 ... anladikherseyyalan
  • iman

    103.
    iman, yalnız icmalî ve taklidî bir tasdike münhasır değil. Bir çekirdekten, tâ büyük hurma ağacına kadar ve eldeki âyinede görünen misalî güneşten tâ deniz yüzündeki aksine, tâ güneşe kadar mertebeleri ve inkişafları olduğu gibi; imanın o derece kesretli hakikatları var ki, binbir esma-i ilahiye ve sair erkân-ı imaniyenin kâinat hakikatlarıyla alâkadar çok hakikatları var ki: "Bütün ilimlerin ve marifetlerin ve kemalât-ı insaniyenin en büyüğü imandır ve iman-ı tahkikîden gelen tafsilli ve bürhanlı marifet-i kudsiyedir" diye ehl-i hakikat ittifak etmişler.

    -Emirdağ Lahikası
    2 ... anladikherseyyalan
  • ahiretin var olduğu gerçeği

    1.
    eğer haşrin gelmesini gelecek baharın gelmesi gibi kat’î bir sûrette anlamak istersen, haşre dair onuncu söz ile yirmi dokuzuncu söze dikkatle bak, gör. eğer baharın gelmesi gibi inanmazsan, gel, parmağını gözüme sok!

    (bkz: haşir risalesi)
    1 ... anladikherseyyalan
  • mesnevi i nuriye

    5.
    i'lem Eyyühel-Aziz!
    Senin önünde çok korkunç büyük mes'eleler vardır ki, insanı ihtiyata, ihtimama mecbur eder.
    Birisi:
    Ölümdür ki, insanı dünyadan ve bütün sevgililerinden ayıran bir ayrılmaktır.
    ikincisi:
    Dehşetli korkulu ebed memleketine yolculuktur.
    Üçüncüsü:
    Ömür az, sefer uzun, yol tedariki yok, kuvvet ve kudret yok, acz-i mutlak gibi elîm elemlere maruz kalmaktır. Öyle ise, bu gaflet ü nisyan nedir? Devekuşu gibi başını nisyan kumuna sokar, gözüne gaflet gözlüğünü takarsın ki Allah seni görmesin. Veya sen Onu görmeyesin. Ne vakte kadar zâilat-ı fâniyeye ihtimam ve bâkiyat-ı daimeden tegafül edeceksin?

    -Mesnevi-i Nuriye
    1 ... anladikherseyyalan
  • kalpler ancak allah ı zikretmekle huzur bulur

    29.
    Meded Allah sana sundum elimi. Bizi güzel Muhammed'den ayırma.

    https://www.youtube.com/w...3%BCy%C3%BCkSel%C3%A7uklu
    2 -2 ... anladikherseyyalan
  • kişi sevdiği ile beraberdir

    2.
    1-ﺍَﻟْﻤَﺮْﺀُ ﻣَﻊَ ﻣَﻦْ ﺍَﺣَﺐَّ sırrınca,

    âdi bir adam, en yüksek bir makama, muhabbet ettiği âlî makam bir zâtın tebaiyetiyle girebilir.

    -Sözler, Rnk, 1-Kişi sevdiğiyle beraberdir.(H.z Muhammed s.a.v.)
    1 ... anladikherseyyalan
  • fani

    17.
    Bir maksut ki fenâda mahvoluyor; o maksudu istemem. Çünkü fâniyim. Fâni olanı istemem, neyleyeyim?

    -Said Nursi.
    ... anladikherseyyalan
  • ömrün zekatı

    1.
    Dünya seni terk etmeden evvel sen dünyayı terk et! Zekâtü'l-ömrü, ömr-ü sânî yolunda sarf eyle.

    -Üstad Bediüzzaman Said Nursi.
    -1 ... anladikherseyyalan
  • geceye bir söz bırak

    983.
    Yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir. Çoğu insan sadece var olur.

    Oscar Wilde
    3 ... anladikherseyyalan
  • lemalar

    16.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2165578/+

    “insan küçük bir âlem olduğu gibi âlem dahi büyük bir insandır. Bu küçük insan, o büyük insanın bir fihristesi ve hülâsasıdır.”

    (Lem'alar,
    ... anladikherseyyalan
  • risale i nur

    708.
    herkesin, her günde, şu âlemden bir mahsus âlemi var.
    Hem o âlemin keyfiyeti, o adamın kalbine ve ameline tâbidir. Nasıl ki, âyinende görünen muhteşem bir saray, âyinenin rengine bakar. Siyah ise siyah görünür; kırmızı ise kırmızı görünür. Hem onun keyfiyetine bakar. O âyine şişesi düzgünse, sarayı güzel gösterir. Düzgün değilse çirkin gösterir. En nazik şeyleri kaba gösterdiği misillü, sen kalbinle, aklınla, amelinle, gönlünle, kendi âleminin şeklini değiştirirsin. Ya aleyhinde, ya lehinde şehadet ettirebilirsin.

    -Sözler, RNK, Storm in the Gulf of Naples in the moonlight, 1823. Painted by Joseph Rebell.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2164455/+
    -2 ... anladikherseyyalan
  • yeni şeyler getiriyorum